> Ana sayfa

> ÇEKOD'u Tanıyalım

> Duyurular

> Basında ÇEKOD

> ÇEKOD'un Etkinlikleri

> İlgili Linkler

> Bir Portre

     Prof. Dr. Nesrin Seyhan

> Birlikte Yürütülen Akademik Çalışmalar

> Sağlık Bakanlığı Ne Diyor

> Elektromanyetik Kirlilik Mevzuatı

> ÇEKOD'a Üyelik

ÇEKOD
Adres:
Koru Mahallesi Doğa Sitesi Yönetim Merkezi Çayyolu-ANKARA

Tel: 240 77 47

Tel: 236 10 33

e-mail: info@cekod.org


BAZ İSTASYONLARINA KARŞI HUKUKİ TAVSİYELER

1-KAT MALİKLERİ AÇISINDAN HUKUKİ DURUM
Bugün şehrin %90 bölümü apartman dairelerinde oturmaktadır. Baz istasyonları da bu apartmanların ortak alan dediğimiz bölümlerinden olan çatıda veya bahçelerine kurulmaktadır.

Kat Mülkiyeti kanunun hükümlerine göre Ortak alanların apartman sakinlerinin ortak kullanımı dışında bir kullanıma tahsis edilebilmesi için Bu konuda bütün kat maliklerinin oybirliği ile almış oldukları bir karara ihtiyaç vardır.

Kat malikleri,baz istasyonunun kurulmasına oybirliği ile muvafakat etmelidirler. Çünkü Baz istasyonu kurulan alan,istasyon sahibi şirketin kullanımına terk edilen ortak kullanım alanıdır. Eğer,apartman kat maliklerinin tamamının rızası olmaksızın bu alanının kullanımı terk edilmiş ise Kat Mülkiyeti yasasına göre geçersiz bir işlem vardır. Bu nedenle bir başvuru halinde Sulh Hakimi baz istasyonunun kaldırılmasına karar verecektir.

Kat malikleri tarafından oybirliği ile baz istasyonunun kurulmasına karar verilmiş ise Baz istasyonlarının yer tahsisi aslında bir kiraya verme işlemidir. Apartman kat malikleri apartman ortak alanını baz istasyonu kuran şirkete kiraya vermektedir. Konuyu bu açıdan incelemek gerektiği kanısındayım.

Baz istasyonları için şirketler genellikle,bir konteyner veya PVC bir kabin koymaktadırlar. Ayrıca bu istasyonlar için belediyeden herhangi bir imar izni almamaktadırlar. Bu durumda yapılan bu yapılar 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki yasa hükümlerine tabi gayrimenkul hüviyetine sahip bir kiralama olmamaktadır. Bu durumda öncelikle kat malikleri şirketle anlaştıkları dönem onunda sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeksizin fes etme hakkına sahiptirler.

Eğer uzun süreli bir dönem için anlaşıldı ise,kat maliklerinin bu kez Borçlar Kanunundaki “Akdin Esaslı noktalarında Hata” hükümlerine dayanarak bu sözleşmenin feshini hakimden talep etme hakları vardır.
Zira Baz istasyonlarının insan sağlığı için tehlikeli olduğu konusunda bilgilendirilmemiş olmak,bu nedenle bu tehlikeyi bilse idi yapmayacağı bir akdi yapmak Bu hükümlere dayanmak için yeterlidir. Nitekim Yargıtay dairesinin bir kararında;

“Bilindiği üzere; sözleşmenin konusu, niteliği ve ödenecek miktar gibi hususlarda dikkatsizliği veya bilgisizliği sonucu gerçek iradesine uymayan beyanda bulunmak suretiyle esaslı hataya düşen tarafın sözleşme ile bağlı sayılamayacağı kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, Borçlar Kanununda esaslı hatanın tanımı yapılmamış, 24. maddede sınırlayıcı olmamak üzere örnekler gösterilmiştir. Kısaca iç irade ile açıklanan irade arasındaki bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın esaslı kabul edilebilmesi için, uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa benimsendiği gibi,girişilen taahhüdün başlıca sebebini teşkil etmesi, daha açık söyleyişle hem yanılgıya düşen taraf yönünden (Subjektif unsur), hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur) açısından, hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanması zorunludur. Bu koşulların varlığı halinde hataya düşen taraf, isterse iptal hakkini kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.”

Denmektedir. Bu durumda Akdin Hata nedeni ile feshi talebi ile hakime başvurulması gerekmektedir.

2-KİRACI AÇISINDAN
Baz istasyonunun konumu veya kat maliklerinin davranışı nedeni ile kiracının bizzat başvurması gereken hallerde,kiracı Borçlar Kanunun ve 6570 sayılı Gayrimenkul kiraları hakkında kanunun düzenlemelerine başvurmak zorundadır.

6570 sayılı yasa,mal sahibinin borçlarına ilişkin ayrıntılı bir düzenleme yapmamaktadır. Bu nedenle genel yasa olarak Borçlar Yasası hükümleri uygulanmalıdır.

Borçlar Yassı hükümlerine göre (madde 249,250,251) kiraya veren gayrimenkul`ü kiracının kullanımına elverişli bir şekilde tutmaya zorunludur. Eğer akdin yapıldığı sırada veya sonradan kiracının veya ailesinin sağlığını tehlikeye düşürecek bir ayıp var ise bu durumda kiracı akdi feshetmek ve /veya kira bedelinin indirimini talep etmek hakkına sahiptir. Ayrıca bu sebep kiralayanın kusurundan kaynaklanmış ise kiracının zararını tazmin etmek ile yükümlüdür.

Bu durumda Baz istasyonunun kiracının ve ailesinin sağlığını tehlikeye atan bir ayıp olduğunun kabulünde,kiracı,bunun kaldırılımasını aksi takdirde akdin feshi ile bu nedenle uğradığı zararın tazminini kiralayandan talep edebilir.

3-KOMŞULUK HUKUKU AÇISINDAN DURUM
Medeni yasa,komşuluk hukuku açısından kişilerin gayrimenkul`ü kullanmasına kısıtlama getirmiştir. Gerçekten Medeni yasa 661. Madde hükmüne göre;

“Bir kimse mülkünü kullanırken hele sınai işler yaparken komşusuna zarar verecek her türlü taşkınlıklardan çekinmeğe mecburdur. Hususiyle mazeret veren ve gayrimenkul`ün mevki ve mahiyetine ve mahalli örfe göre komşu arasında hoş görülebilecek dereceyi geçen gürültüler ve sarsıntılar yapmak ve duman ve kurum ve rahatsızlık veren sair toz, buğu, koku çıkartmak memnudur.

Bu nedenle kişinin kendi oturduğu konutta veya apartmanda baz istasyonu bulunmadığında ve komşu apartmanda bulunduğunda yasanın bu maddesine dayanarak komşularından bu istasyonun kaldırılmasını isteyebileceği kanaatindeyim. Bu durumda kişi istasyonun kaldırılması için hakime başvurmak ve kaldırılmasını talep etmek hakkına haizdir.

Av. Zeki İŞLEKEL
EMO İzmir Şubesi Hukuk Danışmanı



Site Tasarımı
cayyolum.com

 ÇEKOD - Çayyolu Elektromanyetik Kirlilikten Korunma Derneği